Özgüven Gelişimi

ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

Özgüven nedir? Öncelikle bunu açıklayarak başlayalım.

Özgüven, bir çocuğun kendisine yönelik iyi duygular geliştirmesi sonucu kendisini iyi hissetmesi demektir. Başka bir deyişle kendisi olmaktan memnun olması ve bunun sonucunda kendisi ve çevresiyle barışık olmasıdır.

Güçlü bir özgüven duygusu, çocuğa sürekli değişen dünya ile baş etmek ve buna uyum sağlamak için gerekli esnekliği ve kaynakları sağlar. Çocuğun okulda kendisiyle alay edilmesinden, elindeki oyuncağının alınmasına; ergenlik döneminde sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı maddeleri reddedebilmeye kadar pek çok konu ile mücadele edebilme yeteneğini artırır.

Özgüven gelişimi ne zaman başlar?

Özgüven gelişimi için bebek doğduğunda başlıyor diyebiliriz. Bebek ile anne arasında doğumdan itibaren kurulan bağ güven duygusunun temelini oluşturur. Yeni doğmuş bir bebek, henüz kendisinin ve hayatının farkında değildir, fakat hemen ilk günlerden itibaren içgüdüsel olarak bebek kendini geliştirmeye hazırdır. İlk yıllardaki anne-baba-çocuk ilişkisi çocuğun gelişimine her yönden etki etmektedir.  Bebeğe sağlanan sakin, güvenli, huzurlu ortamla güven duygusunun ilk temelleri atılıyor. Zaten 0-12 ay arasındaki bu döneme de Ericson’un ifadesiyle “Temel güvene karşı güvensizlik” dönemi diyoruz.

Anne baba çocuğa destek olur, yardım eder ve her gelişim aşamasına özen gösterirse çocuğun özgüven gelişimine yardımcı olur. Sevgi dolu yetiştirilen bir çocukla, bazı nedenlerden dolayı daha az sevgi ve ilgi gören bir çocuğun kendine değer verme gelişimi, yani özgüven gelişimi farklıdır.

Yaş dönemlerine göre özgüven gelişimi hakkında

1-3 yaş arası

1-3 yaş arasındaki dönemde duygusal ve kişilik gelişimi belirgin olarak görülür. Özerklik evresi olarak tanımlanan bu dönem, çocuğun anne bağımlılığından uzaklaşıp ayaklar üzerinde durabildiği ve her şeyi keşfetmeye çalıştığı bir dönemdir. Bu dönemde eğer çocuk sürekli cezalandırılır ya da kızgınlık ifadeleri altında kalırsa ya da aşırı koruyucu bir ebeveyn tarafından bağımsızlaşmasına ya da keşfetmesine izin verilmezse eziklik hisseder ve utanç yaşar. Anne baba bu yıllarda çocuğun kendi kendini kontrol etme isteğini olumlu yönde etkilerse ve destekleyici olursa, çocuk özerklik içinde güven duygusu kazanabilir.

3-5 yaş arası: 

Beş yaş sonuna kadar çocuk etrafındaki her şeyi bilmek ve incelemek ister. Merak ettiği konulardan biri de cinselliktir. Çocuğun bu amaçla yaptığı girişimlerin desteklenmesi, gerekli bilgilerin yaşına uygun olarak anlatılarak beslenmesi önemlidir. Diğer koşulda çocuk suçluluk duygusunu hissederek kaygı duymaya başlar.

6-11 yaş arası:

6-11 yaş evresinde çocuğun okula başladığı, anneden yoğun olarak ayrılarak yalnız kalmayı becermesinin gerektiği ayrıca bilişsel becerilerinin hayatındaki yeni önemli yetişkin yani öğretmeni tarafından da değerlendirildiği bir dönemdir. Bu dönemde sosyal başarı ve başarısızlıklarla karşılaşabilir. Akranlar tarafından kabul edilmek, akademik ve sosyal alanda iyi performans göstermek özgüveni artıran etkenlerdir.

Benlik algısı ile özgüven gelişimi arasındaki ilişki nasıldır?

Çocuk, yaklaşık bir yaşından itibaren bir birey olduğunu keşfeder. Kendini tanımaya başlar ve hem kendine hem çevresine güven duymayı öğrenir. İlk yıllarda çocuk, kendi benliğinin farkına varır. Yavaş yavaş vücudunu tanır ve neler yapabileceğini öğrenir. İlerleyen dönemde hisleri ve fikirleri ortaya çıkar. Bunların sonucunda kendiyle ilgili benlik algısını geliştirir.

Çocuğun yaşı ilerledikçe, çevrenin kendisini nasıl değerlendirdiği de, benliğinin oluşumunda rol oynar. Burada çocuğun karakterine bağlı olarak çevreden gelen yargılardan etkilenme derecesi farklılaşmaktadır. İçedönük veya dışadönük bir çocuğun çevreden aldığı tepkiler birbirinden farklı olacağı için çocukların çevreden etkilenme durumları da birbirinden farklı olacaktır. Dolayısıyla benlik algıları da farklılaşmaya devam edecektir. Çocuğun kendiyle ilgili benlik algısı da özgüven gelişiminin temelini oluşturacaktır.

Çocukta özgüven eksikliğinin temel sinyalleri:

Kendi başına karar alamaz, karar alacağı zaman ebeveynlerine sorar ve onay ihtiyacı hisseder.

Hata yapmaktan korkar.

İçe kapanıktır, sessizdir, yaşıtları ile iletişim kurmakta zorlanır.

Hakkını koruyamaz, kendisini savunamaz.

Davranışları tutuktur.

Uyaranlara karşı orantısız ve abartılı tepkiler verebilir.

Özgüven gelişimini desteklemek için neler yapılabilir?

-Çocuğun özgüveninin gelişmesi için öncelikle kendini iyi hissetmesi ve kendiyle barışık olması gerekir.

-Çocuğa değer vererek ve çocuğun gelişimine destek olarak, çocukların kendilerini iyi hissetme konusunda ailelerin büyük katkısı vardır.

-Çocuklarla konuşurken; kendilerine güvendiğimizi, onların seçiminin bizim için değerli olduğunu vurgulamamız gerekir. “Senin de fikrini almak istedik.” ya da “Buna sen karar ver.” gibi.
-Var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara gösterin. “İyi ki varsın” “Benim için değerlisin”.
-Çeşitli aktivitelere katılmasına, değişik ortamlara girmesine, yeni arkadaşlıklar kurmasına fırsat yaratın.
-Onun için önemli olan şeylere siz de önem verin.
-Küçük başarılar yakalaması için ona fırsat verin.
-Fikirlerine saygı duyun. Yaratıcılıklarını destekleyin ve cesaretlendirin.
-Risk almalarını sağlayın. Hata yapmalarına ve hatalarından ders almalarına izin verin.
-Çocuğunuzu diğer çocuklarla karşılaştırmayın. Çocukların kendilerine ait geçmiş başarılı performanslarını kullanarak karşılaştırma yapılmalı. ”Her geçen gün daha iyisin.”  “Her gün bir öncekine göre daha iyi zıplıyorsun.”
-Çocuğunuzun eğitimi konusunda ona yaptığınız baskının özgüvenini zedelemek anlamına gelebileceğini unutmayın. Çocuğun okulda başarılı ya da başarısız olmasından ziyade ailenin, çocuğun başarısını değerlendirme biçimi çocuğun özgüvenini etkilemektedir. Dolayısıyla onun başarısını değerlendirirken özgüvenini zedeleyici bir üsluptan kaçının.
-Sık sık söz hakkı verin. Konuşurken onun yüzüne bakın ve ciddiye alındığını hissettirin. “Bu konuda ne düşünüyorsun?”
-Ortaya koyduğu ürünü takdir edin. “Çok güzel bir çalışma, renkler ne kadar uyumlu” “Mükemmel bir ödev hazırlamışsın.”
-Olumsuz düşünceleri olduğunda ve kendine haksızlık eden bir düşünce tarzı benimsediğinde bu düşünceleri olumluya çevirecek bir yaklaşım belirleyin.
-Anne babaların hataları olsa bile bunu çocuğa itiraf etmekten çekinmemeleri gerekir. Özgüven, aynı zamanda eksik yönleriyle baş edebilme ve bir şeyleri yapamayacağını söyleyebilme cesaretinin olması anlamına da gelir.
-Olumsuz yerine olumluyu vurgulayın. Her zaman çocuğa yapmaması gerekeni değil, yapması gerekeni söyleyin. Bu alışkanlık biraz pratikle kazanılabilir. “Gürültü yapma” yerine, “Biraz daha alçak sesle konuş” diyerek olumlu ifade kullanmış olursunuz. Böylece yalnızca olumsuz eleştiriyi azaltmış olmazsınız, aynı zamanda çocuğunuz kabul edilir bir davranışa yönelmiş olur.

Özetle; büyükleri tarafından sevgi gören, gereksinim duyduğu ilgi ve yakınlığı bulan, fikirlerine değer verilip önemsenen, güven duyulan ve sorumluluk verilen, iyi yaptığı şeyler için övülen, gurur duyulan, yaptığı hatalarda doğruya uygun biçimde yönlendirilen ve sahip olduğu özellikleriyle kabul edilen çocuğun özgüveni gelişecektir. Fakat şunu da unutmayalım; özgüven gelişiminde ebeveynler önemli bir role sahiptir ama tek belirleyici değildir. Çocuğun doğuştan getirdiği bazı kişilik özelliklerinin özgüvenlerini etkilediği göz ardı edilmemelidir.

Özel İstanbul Medeniyet Okulları 

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Birimi